Kadın sokağa adım atar atmaz yeni hayatına başladığını ve artık mutlu olacağını düşündü. Önceden geçtiği sokaklardan geçti. Sevdiği yollardan yürüdü ama hiç biri onu tatmin etmiyordu. Bir boşluk vardı içinde kocaman doldurulamayan belki de hiç bir zaman kapanmayacak bir boşluk.

 Kendini ait hissetmedi o sokaklara, o şehire… Bir nedeni yoktu. Neden böyle hissettiğini anlayamıyordu. Sanki hiç bir şeye hiç bir yere ait değildi. Öyle orta da kalmış sıkışmış insanlar gibiydi. Boş yaşıyordu hayatı. 

Halbuki her şey yoluna girmişti. Her şey istediği gibiydi.Tekrar tekrar düşündü nedenini. Bir sebep bulma umuduyla tekrar yürüdü aynı yollardan ama bulamadı. Nedenlerin önemi var mıydı? Yoksa bu boşluk boşu boşuna mıydı? Hem de her şey çok güzel giderken… 

Belki de özlemdir diye düşündü. Özlediği için sevdiklerini geri de kalanlar çok olduğu içindir belki.Kendini kandırdığını biliyordu ama seve seve kandı zihninden geçenlere.Adımları onu tekrar yaşadığı eve götürünce aklında soru işareti yoktu. Kendini kandırmıştı ve artık mutsuzluğu sebepsiz değildi. Ağır adımlarla merdiveni çıktı ve kendini boş olan üçlü koltuğa attı. Işıkları yakmadı. Karanlıkta oturmak istiyordu. Bir süre sonra göz kapakları ağır ağır kapandı ve kendini ait hissettiği şehirle ilgili mutlu rüyalar gördü.

Reklamlar