Dışarıdaki soğuğu ve mevsimi hesaba katmadığı için onu sıcak tutabilecek giysilerle çıkmamıştı.Kollarını kendine sarıp soğuktan korunmaya çalıştı.Hızlı ama dikkat çekmeyecek adımlarla, telaş yapmadan yürümeye başladı.Öncelikle hangi şehirde olduğunu öğrenmesi gerekiyordu.Neden hastanenin tabelasına bakmak aklına gelmemişti ki? Geri dönmeye cesaret edemediği için yoluna devam etti.Nasıl olsa başka birinden öğrenebilirdi.

 Yol boyunca karşısına çıkan her tabelaya her panoya baktı ve en sonunda aradığı şeyi buldu. İstanbul ‘daydı. Ne bekliyordu ki zaten hemen evine ulaşabileceğini mi? İzmir’e dönebilmek için bilet almalıydı.Bilet alabilmek için de paraya ihtiyacı vardı. Kimliği de Derin’in yanında kalmıştı. “Ediz’e ulaşmalıyım.” diye düşündü içinden. Telefon bulabilmek için ana caddeye çıkması gerekiyordu ama buna hemen cesaret edemedi.Büyük ihtimalle Derin onu sokak sokak arıyordu ve ana caddede yürüyerek Derin’in onu bulma ihtimalini göze alamıyordu.Bu yüzden olabildiğince ara sokaklardan yürüyor, durmadan arkasını kontrol ediyordu.

Böyle karanlık sokaklarda tek başına yürümek onu korkutuyordu. Arkasından gelen, gittikçe yaklaşan adımlar onu tedirgin etti ve hemen arkasını dönüp seslerin geldiği yöne baktı. Kimse yoktu ama Defne’nin içine bir kuşku düşmüştü. Adımlarını daha da hızlandırdı. Sürekli arkasına bakıp, kimsenin gelip gelmediğini kontrol ediyor, doğru düzgün önüne bakmıyordu. 

 Birdenbire  arkasından gelen kahkahayla olduğu yerde kalakaldı. Korkuyla arkasını döndü ve işte oradaydı. Yine onu bulmuştu.

” Beni rahat bırak.”

 Kahkahası bir kez daha kulaklarını tırmaladı ve ona yaklaşmaya başladı. Ne yapacağını bilemez halde yoluna bakmadan koşmaya başladı.Bir yandan da sürekli arkasına bakıyor aralarındaki mesafeyi kontrol  ediyordu. Ondan bir milim bile uzaklaşamadığını hatta ona yaklaşmaya başladığını görünce daha da hızlandı.

 Artık neredeyse önünü görmüyor, başı dönüyor, ayakları titriyordu.Birden bire kendini boşlukta hissetti ve aniden yere kapaklandı. Önce şaşkın şaşkın çevresine bakındı daha sonra ani şoku üstünden atıp ayağa kalkmaya çalıştı.Bacakları parçalanmış, elleri kanıyordu. Acıdan yüzünü buruşturdu ve birkaç saniye daha yerde kaldı.

 Görüş alanına bir çift ayak ve el girince korkup uzaklaşmaya çalıştı. Daha sonra aklı başına gelmiş olmalı ki elin sahibini görmek için başını kaldırdı. 20’li yaşlarda, genç, esmer bir bayana aitti.Gözleri gece karanlığında parlıyor, Defne’ye içten, saf bir bakışla gülümsüyordu.Defne ona güvenebileceğini düşündü.Kızın yardım eline uzandı ve ayağa kalktı.Hala onu takip ettiğini düşündüğü için dönüp arkasına baktı.Bütün sokağı gözleriyle taradıktan sonra ona rastlamayınca derin bir nefes alıp az da olsa rahatladı.Yine de tam emin olamadığı için dönüp kızın ellerini sıkıca tuttu. Onu burada yalnız başına bırakmasını istemiyordu.

“Bana yardım et. Beni takip ediyor. Lütfen. Bana yardım et.”

Reklamlar